“Helaller bellidir, haramlar da bellidir''

“İlim aramak için bir tarafa yönelen kimseye Allah,cennet yolunu kolaylaştırır.”
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gıybet Ve Dedikodu

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aslanyurek
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 07/01/09
Yaş : 27
Nerden : antalyadan

MesajKonu: Gıybet Ve Dedikodu   Çarş. Ocak 07, 2009 9:28 pm

بسم الله الرحمن الرحيم


Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
(Hucurat 12)





Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. "Bunlar kim" dedim. Cebrail aleyhisselam, "Gıybet ederek insanların etini yiyen, şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir" dedi. (Ebu Davud)

Gıybet edeni dinleyen de günahta ortaktır. (Taberani)


Gıybetten sakının; çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina edip tevbe eder de, [bir daha yapmazsa], Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Gıybet edilen, gıybet edeni affetmedikçe, affolmaz.
(Deylemi, Taberani, Beyhaki)


Gıybetten, dedikodudan korunmuş insan pek azdır. Dedikodusu yapılan, gıybet edilen çok insan vardır. Herkese bir kusur yakıştırırlar. Bir kulp takarlar.
Dünyada kimseye yaranamazsın.

Koca Râgıp Paşa 'nın mühürdarlarından adı deliye çıkan Şâir Nüzhet Efendi'nin bir gün Sivas'tan geçerken uğradığı kahvehanede kendisine kulpsuz kırık bir fincanla kahve getirilmesi üzerine, fincanı kahveciye gösterip:

- Bunu İstanbul'a götür, dedi.

Kahvecinin şaşkınlıkla:

- Niçin? diye sorması üzerine Şâir Nüzhet çok veciz bir şekilde:

- Orada her şeye bir kulp takarlar.Belki ona da bir kulp takan bulur, cevabını verdi.

Bazılarında bu bir hasalık haline gelmiştir.

Vaktiyle eski valilerden biri, yeni bir vilâyete tayin edilmişti.
Kendisi, dedikodudan son derece çekinir bir adamdı, İlk işi, adamlarına araştırma yaptırarak oranın dedikoducularının elebaşısı zatı elde etmek oldu.
Vali, dedikoducuya her aya iki sarı altın maaş verdi, buna mukabil o, Vali'yi şurada, burada çekiştirmeyecekdi.
Adam anlaşmayı kabul etti. Vali de peşin olarak iki altını ona verdi.
Sonra onu memnun etmek için yemeye alıkoydu.Yemek başladı. Sona kadar vaziyet iyi gitti.
Yemeğin bitiminde ortaya baklava geldi. Tabaklara taksim edilen baklavayı müâkip valinin önüne ayrıca bir deste yeşil soğan getirdiler.
Vali, bunu adamı tecrübe etmek için getirtmişti.
Dedikodu uzmanı; kendini tutmaya çalıştı; dayanamadı. Cebinden çıkardığı iki altın lirayı valinin önüne koyarak:

- Efendi hazretleri, dedi; koskoca bir vali görüyorum ki baklavayı yeşil soğanla yer, bunu ben her yerde anlatamazsam çatlarım!...


Şeyh Sadiyide dinleyip Yazımıza son verelim;

Bir kötü benim hakkımda birşey söylese o öylece kalmıştır.
Onun sözünü bana getiren, söylüyenden daha fenadır.
Birisi bir ok atsa yere düşse vücudum incinmez. Fakat oku sen vurmuş olursun.

Biri diğerini gıybet ediyordu. Arkadaşı ona dedi:

- Sen hiç frenk savaşında bulundun mu?

Gıybet eden:

- Hayır, deyince

arkadaşı:

- Senin gibi uğursuz, bedbaht adam görmedim.
Cenginden kâfirler emin bulunuyor da müslümanlar dilinden kurtulamıyor.

(Bostan: 149)

Selam ve dua ile..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ilahibirlik.forumr.biz
 
Gıybet Ve Dedikodu
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kapitalizmin Ürünü; Dedikodu Kültürü
» Miley Cyrus ''Dedikodular Beni Çıldırtıyor !''^

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
“Helaller bellidir, haramlar da bellidir'' :: İSLAMİ KONULAR :: GENEL FORUM :: .·[ KISSADAN HİSSELER ]·.-
Buraya geçin: